Dışkıda makroskopik
olarak kanın görüldüğü ishallere, kanlı ishal denir. İshalle
seyreden hastalıklar, gelişmekte olan ülkelerde halen önemli ölüm
sebepleri arasındadır. Özellikle bebeklerde, küçük çocuklarda ve
yaşlılarda bunun önemi bir kat daha artar.
Kanlı ishaller
dizanteriform ishal olarak da adlandırılır.
Çeşitli etkenler söz
konusudur. En sık bakteriyel (Shigella cinsi bakteriler ve EHEC) ve
paraziter (en sık E.histolytica) etiolojik ajanlar sorumlu
tutulmaktadır.
İshalli tablolarda
sıklıkla kusma eşlik edebilir. Genelikle kendi kendini sınırlayan
bir tablo olmasına rağmen ishalin kanlı olması önem taşır. Sıklıkla
okullarda, mahallelerde ve ailelerde küçük salgınlar yapar.
Bakterilerde en sık
Shigella ve EHEC kanlı ishal yaparken, protozoonlardan ise en sık
Entamoeba histolytica nedendir.
Ishallerden korunmada
genel hijyen kuralları geçerlidir. El yıkama ve gıdalarla temas
önemlidir. Gıda sektöründe çalışanlar kaynak olabilir.
Tedavide etkene yönelik
antibiyoterapi uygulanır. Yaşlılarda ve küçük çocuklarda eletrolit
ve sıvı dengesinin korunması önemlidir.
Zaman zaman
antibyotiklere bağlı da kanlı ishal gelişebilir. Bu durumda
antibiyotik tedavisi kesilip, uygun tedavi başlanılmalıdır.
Basilli Dizanteri
Shigella grubu mikroplar tarafından meydana getirilir. Tek tük
vakalar halinde yurdumuzun her yerinde devamlı olarak vardır.
Şartlar uygun olunca salgınlar da yapar. Dizanteri basilinin kaynağı
insanlardır.
Bulaşma:
Direkt temas veya su, besin maddeleri ile dolaylı yoldan olur.
Direkt bulaşmada, hastanın ellediği kapı tokmakları, çatal, kaşık,
bardak, havlu veya tuvalet musluklarından alınan basiller de söz
konusudur. Dizanteriyi hafif geçirenler, yatmaya ihtiyaç duymadan
ayakta gezenler, hastalığı kolayca yayarlar. Bir insanda hafif
hastalık yapan dizanteri basili, diğer bir insanda ağır bir hastalık
tablosuna yol açabilir. Hastalığı hiçbir belirti vermeden geçiren
dizanteri taşıyıcıları da vardır. Dolaylı bulaşmada besin
maddelerinin mikropla kirlenmesi durumu görülür. Portör(hastalığı
belirti vermeden taşıyan) satıcı, aşçı, garsonların ve diğer gıda
ile uğraşanların basili bulaştırması ile ekmek, süt, salata, meyve
gibi pişmeden yenen ve içilen maddelerden, hastalık kolayca
alınmaktadır. Dizanterinin yayılmasında karasinekler de yol oynar.
Dizanteri salgınları yaz aylarında çıkar. Denize dökülen lağımlardan
karışan basillerle plajlarda hastalığı almak mümkündür. Dizanteriye
her cins ve yaştaki kişiler yakalanabilir. Çocuk ve yaşlılarda,
diğer bir hastalığın nekahatinde bulunanlarda, dolaşım yetmezliği
olanlarda, hamilelerde ve veremli olanlarda ağır seyreder.
Hastalığın kuluçka süresi, ortalama olarak 3-6 gün arasında değişir.
Belirtileri:
Kuluçka dönemini takiben ani olarak başağrısı, halsizlik, kusma,
titreme ile ateş yükselir. Karın ağrısı ile birlikte ishal başlar.
Hasta günde 10-120 gün arasında tuvalete gider. Dışkı içinde kan,
balgam ve cerahat mevcuttur. Dışkılama, karın ağrısını takip eden
burultuyla başlar. Arkasından şiddetli bir ağrı ile sarsak içeriği
dışarı atılır. Bazen hasta tuvalete gidemeden yatağa dışkılar.
Dilin üstü paslıdır. Hastalık ilerledikçe dil şişer. Karın
muayenesinde kalın barsaklar sucuk gibi ele gelir ve ağrılıdır.
Ayrıca, mide-barsak sindirim salgısında azalma olduğundan
hazımsızlık da ortaya çıkar. Barsakta gaz vardır. İdrar yaparken
yanma, bazen durdurulamayan hıçkırık vardır. Tansiyon, hastalığın
2-3. günü düşer, nabız sayısı artar.
Çocuklardaki dizanteri daha değişik seyreder. Çocuklarda sinir
sistemi belirtileri fazladır, huzursuzluk, durgunluk, havaleyle
seyreder. Su kaybı belirtileri çoktur. Dışkıda balgam boldur. Dışkı
yeşil renktedir. Dizanteri erişkinlerde 10-15 gün sürer. Kronikleşen
dizanteri ise gelip geçici iyileşmelerle senelerce sürebilir. Uygun
bir tedavi ve diyetin yapılmaması ve basilin özelliklerine bağlı
olarak dizanteri kronikleşebilir.
Komplikasyonları (Hastalığın seyrinde ortaya çıkabilen
durumlar:)
Makat çevresi apseleri, prolapsus ani(makatın dışarı çıkması), idrar
torbası iltihabı, dizanteri romatizması, göz kapağı mukozasının
iltihabı(konjunktivit), idrar yolu iltihabı, kaslarda felç nadir de
olsa görülebilir. Çocuk ve yaşlılarda fazladır. Basilli dizanteri
tipik belirtileri ile kolayca tanınır. Fakat amipli dizanteriden
klinik belirtileri ile ayırt edilemez. Kesin tanı, dışkıdan kültür
yaparak dizanteri basilini üretmekle konulur.
Tedavi:
Hasta, yatak istirahatine alınır. Önce beslenmesi ayarlanır. Bol
sıvı verilir. Posa bırakan gıdalar verilmez(sebze, meyve gibi).
Midede azalmış bulunan hidroklorik asit, limonata şeklinde veya özel
ilaçlarla tamamlanır. Yemekten sonra sindirim enzimleri içeren
ilaçlar verilir. Şiddetli ağrılara karşı; karın üzerine sıcak su
torbaları ve termofor koymak iyi gelir, geceleri ilaç verilir.
Tedavide ilaç olarak en önemlisi, direkt olarak basil üzerine etkili
olan ilaçlardır. Bunlar arasında tetrasiklin, kloramfenikol,
sulfamidler ve streptomisin sayılabilir. Bu ilaçlar, mutlaka bir
doktor denetiminde kullanılmalıdır.
Korunma:
Hastalar, sağlamlardan ayrılır, dışkı dezenfekte edilmeden
tuvaletlere dökülmez. Dizanteri hastaları ve taşıyıcıları, besin
maddeleri işçiliğinden muaf tutulur. Sular klorlanır. Sütler iyi
kaynatılır ve pastörize edilir, çiğ sebze ve meyveler temiz ve bol
su ile yıkanır. Salgınlar esnasında çiğ sebze ve meyve yememelidir.
Besinler kara sineklerden korunmalı, el temizliğine dikkat
edilmelidir. Korunmada yaygın olarak kullanılan bir aşısı yoktur.
Amipli Dizanteri
Entamobea histolytica ismi verilen bir amip tarafından meydana
getirilen dizanteri şeklidir. Bu amip, insanlara ait bir parazittir.
Bunun bir canlı hareketli şekli, bir de kist şekli vardır. Tabiatta
ancak kist şeklinde bulunur. Amipli dizanteri tropik ve subtropik
iklim bölgesinde yaygındır. Birinci Dünya Savaşı'nda Mısır'daki
kamplarda esir kalan er ve subaylarımızla yurdumuza gelmiş ve
Anadolu'nun soğuk sıcak her bölgesine yayılmıştır.
Amibin kaynağı insanlardır. Canlı şekli dayanıksız olduğundan,
bulaşmada önemli değildir. Bulaşmada dayanıklı olduklarından kistler
rol oynamaktadırlar. Sulara, çiğ yenen besinlere karışarak hastalığa
yol açarlar. Hastalığın bulaşmasında karasineklerin de rolü
büyüktür.
Amipli dizanteri tek tük rastlanan bir hastalıktır. Basilli
dizanteri gibi salgınlara pek yol açmaz. Ağızdan alınan kistler,
doku içinde ilerler, barsakta ülserlere neden olur. Amipler bazen
portal damar(karaciğer kapı toplardamarı) içine girerek karaciğere
ulaşır, sonuçta apselere yol açar. Kan yoluyla ulaştığı diğer
organlarda da apse yapabilir. Akut amipli dizanteri genellikle
kistler alındıktan 8-10 gün sonra ortaya çıkmaktadır.
Belirtileri:
Belirtilerin derecesi iklime, kişinin bünyesine ve amibin cinsine
göre değişiklikler gösterir. Akut amipli dizanteri, hastalığın
klasik şeklidir. Belirtiler basilli dizanteriye benzer. Farklı
olarak, bunda genellikle ateş yoktur. Ancak barsakta gelişen diğer
bir enfeksiyon veya karaciğer apsesi gibi bir komplikasyon olursa
ateş yükselir. Hafif belirtiler ve nöbetlerle tanınmayan amipli
dizanteri veya akut evredeyken yeterli tedavi görmeyen veya hiçbir
hekim tarafından müdahale edilmeyen vakalar kronikleşir. Amip hali
denen hafif hastalık, kronik dizanterinin meydana gelmesinin başta
gelen sebeplerindendir.
Komplikasyonları:
Barsak gangrenleri, barsak kanamaları ve delinmeleri, barsakta
kanser gelişimi, hepatit(karaciğer iltihabı), karaciğer apsesi ve
diğer organ apseleri sayılabilir. Amipli dizanteri; ishal yapan
diğer hastalıklarla ve en çok da basilli dizanteri ile karışır.
Kesin tanı; dışkıdan (tazeyken) alınan bir parçanın mikroskopla
incelenip amiplerin görülmesiyle olur.
Tedavi:
En önemli ilaç emetindir. Klorokin, metronidazol de etkilidir. Diğer
özellikler, basilli dizanteride olduğu gibidir.
Korunma:
En önemli konu, hastaları tedavi etmek, portörlük(taşıyıcılık) ile
bulaşmasına engel olmaktır. Diğer özellikler, basilli dizanteride
olduğu gibidir.