|
Kalp Yetmezliği
::::::::::::::::::::::::
HASTALIĞIN
BELİRTİLERİ
Tedavinin zamanında başlamasını sağlamak ve hastalığın ağırlaşmasını
önlemek açısından başlangıç belirtilerim bilmek önemlidir.
Hastalık ani ve şiddetli bir güç harcandıktan sonra ortaya çıkabilir.
Önceleri belirtisiz seyreden hastalık, şiddetli güç harcanması sonucunda
dengelerin altüst olmasıyla belirti vermeye başlar. Ama genel olarak
yavaş ilerleyen hastalığın önceleri hafif olan belirtileri giderek
şiddetlenir. Sağlık durumu iyi olan bir kişi güç harcamayı gerektiren
işleri başarıyla tamamlayamaz. Hastalar soğuk havada bir merdiven
çıkarken ya da yokuş yukarı yürürken zorlanmaya başlarlar. Solunum
zorlaşır ve hasta ya adımlarım yavaşlatmak ya da durmak zorunda kalır.
Bu durum önceleri hastayı biraz şaşırtsa da, pek önem vermez, olayı bir
anlık yorgunluğa bağlayarak geçiştirir. Bundan sonra, uyarıcı bir başka
belirti ortaya çıkar: Yorucu bir günün sonunda ayak bileklerinde şişme
(ödem) ortaya çıkar. Şişler hamur kıvamındadır ve sabah saatlerinde
kaybolur. Nefes darlığı ve şişme önceleri hafiftir;
ileri dönemlerde ise çok şiddetli ve ağır bir tablonun gelişimine yol
açarak kalp yetmezliğinin en önemli iki belirtisin! oluştururlar. Daha
sonra tabloya eklenen morarma özellikle yüz, el ve ayakların kırmızı-mor
bir renk almasına yol açar. Zamanında tedavi edilmezse belirtiler
giderek şiddetlenir. Nefes darlığı artık basit hareketlerde de görülür;
ayaklardaki şişlikler giderek artar ve bacaktan yukarı doğru yayılır,
morarma da iyice belirginleşir. Kalp yetersizliğinin en ileri aşamasında
nefes darlığı dinlenme sırasında da görülür; şişme, bacakların dışındaki
bölgelere de, örneğin kama, erkeklerde cinsel organlara ve hatta göğse
yayılır; morarma ileri derecede yoğunlaşır.
Bu belirtilerle birlikte ikincil olarak, kalp astımı ya da akciğer ödemi
(akciğerlerde sıvı birikimi) görülür. Ani gelişen bu durum boğulmaya
benzer bir izlenim yaratan ciddi bir tablodur.
Belirtilerin nasıl ortaya çıktığım anlayabilmek için, yetersizlik
halindeki kalp ve dolaşım sisteminin hangi koşullar altında bulunduğunu
açıklamak gerekir. Kalp, içerdiği kanın tümünü pompalayamaz. Her
kasılmada gerekenden daha az miktarda kanı damarlara vererek daha az
enerji harcar. Sonuçta kanın dolaşma hızı giderek azalır ve morarma
gelişir. Hastalığın ağırlığına göre, kalbin pompalayamadığı az ya da çok
miktarda kanın karıncık içinde kalması sonucunda karıncık içi basınç
artar. Bu basınçtan ötürü, dokulardan gelen toplardamar kanının sağ
karıncığa, akciğer toplardamarından gelen kanın da sol karıncığa
boşalması engellenir. Sonuçta büyük dolaşımın toplardamar sisteminde
basınç artışı ve ödemler ortaya çıkar. Küçük dolaşımdaki basınç artışı
ise akciğer ödemine ve nefes darlığına neden olur.
Kalbin sağ, sol veya her
iki karıncığının; içindeki kanı, her vuruşunda muntazaman boşaltamaması
şeklinde ortaya çıkar. Üç şekilde görülür. Sol kalp yetmezliği
: Hastada nefes darlığı ve kuru öksürük vardır. Geceleri daha zor nefes
alır. Çarpıntı, baygınlık ve terleme görülebilir. Buna kalp
astımı adı verilir. Nedeni; aort veya mitral kapaklarının hastalanması
veya koroner rahatsızlığıdır. Sağ kalp yetmezliği :
Hastanın ayak ve ayak bilekleri şişer. Buralara, parmakla bastırılınca
bir süre çukur kalır. El, ayak ve yüzde morarmalar; hazımsızlık ve
iştahsızlık görülür. Nedeni, mitral kapağı hastalığı, müzmin bronşit
veya doğuştan olan kalp hastalığıdır. Kaonjestij kalp
Hastalığı : Sağ ve sol kalp yetersizliği bir arada olduğu zaman
görülür. Nedeni aort veya mitral kapaklarının hastalanması, müzmin
bronşit veya akciğer hastalıkları, romatizma ve tiroid hastalıklarıdır.
Aşağıdaki tavsiyelere uymak gerekir: Sigara içmeyin. Yemeklere fazla tuz
koymayın. Uykularınızı ihmal etmeyin. İstirahat edin ama devamlı olarak
yatmayın. Sinirlenmeyin, üzülmeyin, her şeyi kendinize dert etmeyin.
astım
Hasta, kriz geldiği zaman soluk almakta zorluk çektiğini zanneder,
gerçekte nefes vermekte zorluk vardır. Bunun nedeni de, akciğerlerdeki
küçük hava borularının daralmasıdır. Buralardan geçen hava, ıslığa
benzeyen bir ses çıkarır, ki buna hırıltı denir. Astım, bir kaç grup
nedenden kaynaklanır. Bunların başında da bünye gelir. Yani, bazı
kimselerde baş ağrısı ne kadar tabi bir şeyse, diğerlerinde de astım o
kadar doğaldır. Bazı kimseler, toz, kıl, yumurta, süt, aspirin, çiçek
tozu ve benzeri şeylere karşı hassastırlar. Bu hassasiyet, astım
krizleri şeklinde kendini gösterir. Tedavi için, hastayı etkileyecek bu
unsurların ortadan kaldırılması yapılacak ilk iştir. Aşırı heyecan veya
korku da astım krizine yol açabilir. Bu gibi durumlarda hastayı
sakinleştirmek yapılacak ilk iştir. Bazı kimselerde de, Had Bronşit
sonucu astım krizi görülebilir. kalp yetmezliği de astım
krizine neden olabilir.
şeker hastalığı
Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir
hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şeker miktarını
kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu
görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir.
Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır. Bu miktar
yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandaki şeker
miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir. Şeker
durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140 mg.
Orta derecede 130 mg. 190 mg. Ağır derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşit
şeker hastalığı vardır. - Şekersiz Diabet : Hipofiz bezinin arka
tarafından salgılanan antidiüretik hormonun yetmezliği sonucu
ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes insipidus
denir. - Şekerli Diabet :Pankreasın salgıladığı insülin yetmezliği
sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes
mellitus denir. Şeker hastalığını doğuran nedenler dengesiz beslenme,
şişmanlık veya sinir bozukluğudur. Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir
rol oynar. Hastalığın başlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacı
vardır. İdrar miktarı da artar. Kadınların idrar yapma yerlerinde
kaşıntı vardır. Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür. İleri safhada
devamlı baş ağrısı, el ve ayak titremeleri, iştahsızlık, aseton kokusuna
benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele krampları, hafıza zayıflığı,
kısmi veya tam felç, iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama görülür.
Şeker hastalığı tedavi edilmezse sonuç damar sertliği, kalp
yetmezliği, göğüs anjini, görme zayıflığı, katarakt, karaciğer
hastalıkları, siroz olabilir. İki çeşit şeker koması vardır. - Diabetik
Koma :Daha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin verme
zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda insülin vermek, bağırsak
iltihabı, bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyen yaralardır. - Şeker
Eksikliği Koması : Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit koma,
terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli açlık, ve aşırı
duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla miktarda insülin vermek veya çok
miktarda karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir. Şeker hastaları
haftada en az iki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının
her tarafını ılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal
olmamalıdırlar. Perhiz yapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar.
Ağız, boğaz ve diş sağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden
hareketleri ve açık havada yürüyüşü ihmal etmemelidirl
HASTALIĞIN
TEDAVİSİ
Kalp yetmezliği olgularında kullanılan oldukça etkili ilaçlar vardır. Bu
ilaçlar birçok insanın yaşamım kurtarmıştır. Bunların en önemlisi
dijitaldir.
Kalp yetmezliği hastaları için beslenmenin büyük önemi vardır. Öncelikle
alınan besin miktarı az olmalıdır. Hekimler ilk günlerde daha çok
şekerli su, portakal suyu, açık çay, sebze sulan gibi sulu besinler
önerir. Alınan besinler daha sonra aşamalı olarak artırılır ve günlük
besinler birkaç öğüne bölünerek verilir. Sindirim işlevi, kalbin yükünü
önemli ölçüde artırdığından besinlerin iyice çiğnenerek ve az miktarda
alınma-sı gerekir. Öncelikle yağlar önemli ölçüde kısıtlanmalıdır ve
hekim gerekli görürse ödemli olgularda tuz sınırlama-sı uygulanır.
Beslenmede tuz sınırlama-sı uygulandığında idrarla atılan su miktarı
artar, ödemler kaybolur ve kalbin yükü azalır. Kalp kası dokusunun
oksijenlenmesini engelleyen sigara bütünüyle kesilmelidir; kahveye izin
verilebilir.
Hekimin önerilerin! düzenli olarak uygulayan ve ilaçlanm alan bir hasta
başanyia tedavi edilebilir. Tedavi başa-nlı da olsa, kalpte hastalık
olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla kalp yetmezliğim ağırlaştıracak ağır
bedensel güç
harcamaktan kaçınmak gerekir. Gerekli önlemleri alan hasta uzun yıllar
yaşayabilir
|
|